1947 yılında Edinburgh International Festival’a alternatif olarak düzenlenmeye başlanan Edinburgh Fringe Festival, her yıl ağustos ayında İskoçya’nın Edinburgh şehrinde gerçekleşmektedir. Kısaca The Fringe olarak da anılan festival, dünyanın en büyük sanat festivali olma özelliği taşımaktadır. 25 gün gibi oldukça uzun bir zamana yayılmış olan Edinburgh Fringe Festival boyunca sayısız performans ve gösteri izleme şansı bulunmaktadır. Festivalin önemli bir özelliği ve ana kuralı ise herkese açık; bir nevi jürisiz olmasıdır. Dolayısıyla, seçici bir komiteye kendini kabul ettirme çabası olmadan dileyen herkes, istediği türde performansı Edinburgh Fringe Festival’da izleyicilerle buluşturma şansına sahiptir. Festivalde müzikli danslı gösteriler, çocuk gösterileri, fiziksel tiyatro, dans, sirk, sergiler, konserler, müzikaller, operalar, tiyatrolar ve daha birçok sanatsal etkinliği takip etmek mümkündür.

Edinburgh Fringe Festival’in Tarihsel Gelişimi

The Fringe, 1947 yılında gerçekleşen Edinburgh International Festival’a resmi olarak davet edilmeyen 8 tiyatro topluluğunun girişimi ile hayat bulmuştur. Hali hazırda toplanmış olan kalabalıktan faydalanma amacı güderek kendi alternatif tiyatro gösterilerini alternatif mekânlarda sergileyen bu gruplar, o zaman adı konmuş olmasa da Edinburgh Fringe Festival’ın temellerini atmışlardır. Sonuç olarak tiyatro topluluklarının Edinburgh International Festival’a resmi davet almaması, The Fringe’in herkese açık olması ve alternatif mekânların kullanılmasından meydana gelen temel kurallarının belirlenmesine vesile olmuştur.

Tiyatro toplulukları başlangıçta kendilerini “Festival Adayları” olarak adlandırmışlar ve yaptıkları etkinlikler “yarı resmi festival” olarak nitelenmiştir.

The Fringe’in resmi organizasyonu ise 1959 yılında Feastival Fringe Society’nin kurulması ile ilerlemeye başlamıştır. O yıl ilk festival rehberi hazırlanmış ve on dokuz topluluk festivale katılım sağlamıştır. Çok geçmeden, ilerleyen zamanlarda Fringe’in çok büyük olduğuna dair homurdanmalar başlamıştır. Etkinliklerin birçok noktaya yayılması 1961 yılında direktör tarafından memnuniyetsizlikle karşılanmış, yalnızca on mekân ile sınırlı kalmasının daha iyi olacağı belirtilmiştir.

The Fringe’in ilk yirmi yılı süresince, her performans topluluğu kendi alanını veya mekânını kullanarak seyirci ile buluşmuştur. 1960’lı yılların sonlarına doğru ise maliyetlerin de azalması avantajı ile bir mekânı paylaşma kavramı popüler hale gelmiştir. Bu gelişmenin ardından kısa bir süre sonra salonlarda günde yaklaşık altı ile yedi gösteri sahnelenir olmuştur.

1969 yılında Fringe Society’nin yerleşik bir yapı olmasıyla birlikte Festival’in gelişimi hızlanmıştır. 1976 ile 1981 yılları arasında Alistair Moffat yönetiminde 182’den 494’e yükselen katılımcı sayısı ile Edinburgh Fringe Festival, dünyadaki en büyük sanat festivali olarak günümüzdeki konumuna yükselmiştir.

Edinburgh Fringe Festival Mekânları

The Fringe’in etkinlik mekânları normal tiyatrolar, toplantı odaları, kiliseler, konferans merkezleri, üniversite mekânları, barlar, geçici yapılar, okullar, umumi tuvalet, bir taksi arkası, bir çift katlı otobüs ve hatta bir izleyicinin kendi evi olabilecek kadar çeşitlenebilmektedir.

Sanatçılar açısından mekân seçimi sırasında üniversiteye yakın olmak avantajlı olarak değerlendirilmektedir. 2011 yılında 258’i aşkın mekânın 80’i, ana performans sanat türlerinin bir parçası olmayan etkinlikler tarafından kullanılmıştır. Festivalin ana mekânları ise genel olarak dörde ayrılabilir.

Büyük Dörtlü olarak adlandırılan Assembly, Gilded Balloon, The Pleasance ve Underbelly adlı mekânlar, festivalin en köklü sahneleridir. Ağırlıklı olarak komediye eğilim gösteren mekânların en yenisi 15 yıl önce festivale katılmıştır.

Büyük Dörtlü’nün yanı sıra C venues ve Summerhall ise bir diğer ücretli ve çok odaklı festival noktalarıdır. Bu mekânlarda birçok farklı tarzda performans sergilenmektedir.

The Fringe’de ücretsiz izlenebilecek performans noktaları da mevcuttur. Boş zamanlarını değerlendirmek için performansçılara kapılarını açan bu yerlerde seyirciler dilerse izledikleri gösteriye bağış yapabilmektedir.

Festival’deki bir diğer mekân türü ise “Ne İstiyorsanız Ödeyin” niteliğindedir. Burada girişte bir bilet alınabilmekte veya seyirciler çıkışta ne istiyorsa onu ödemekte özgürdür.

Edinburgh Fringe Festival’e Nasıl Gidilir?

Edinburgh’a demir yolu veya kara yolu ile seyahat etmek, manzara açısından nefes kesicidir. İngiltere şehirlerinden hava yolu ile Edinburgh’a gelmek, check-in gibi işlemler de göz önüne alındığında otobüs veya tren yolculuğu ile yaklaşık aynı süreye denk gelmektedir. Uçakların çevre sağlığına olan etkileri de düşünüldüğü zaman, otobüs veya tren kullanmak düşünülebilir. Tren yolculuğu yaklaşık 4,5 saat sürmektedir. İngiltere’nin doğu kıyısına da kara yolu ile bağlı olan Edinburgh’a İskoçya’nın ve İngiltere’nin geri kalanından ulaşım sağlamak mümkündür.

Araba paylaşımı, Edinburgh seyahati için en iyi seçeneklerden biri olarak değerlendirilmektedir. Bir yandan gezegeni kurtarırken maliyetten de tasarruf etmenin keyfi yaşanmaktadır.